...Efe'nin Blog'u
14.11.2007
Neşeli bir çocuk bu bizim efe.
Akşam eve dönünce; pencerede, beni bekler vaziyette sokağı gözlemleyen efe, camda görünce elini kolunu heyecandan havalara atar sonra da kapıda sevinç çığlıkları eşliğinde bendeniz annesini onurlandırarak kabul eder.
Tabii bunun bir bedeli vardır. Hemen elde kolda ne varsa kapı önüne sergi yapılacak şekilde fırlatılır, efe kucaklanıp sıkıştırılarak tüm günün özlemi ile öpülür, havalara atılır (kendisi bu sırada kapının süslerini yakalayıp koparmak sökmekle meşguldür).
Ardından beraberce evin tüm odaları gezilerek teftiş edilir (bendeniz iki büklüm olup beyfendiyi gezdireceğim diye sonunda belim tutulacak gibi acıyana kadar bu işlem devam eder, çünki kemiklerine baskı olmasın diye parmak uçlarında gezdiriliyor).
Tek taraflı yorulma sözkonusudur ancak bu efe tarafından anlaşılır bir durumdur. Tabii bunun da şartı vardır. Oyun örtüsünde boğuşulma safhasına geçilebilir demektir.
Bu stres atıcı eylemin ardından acıkan ben yalvar yakar durumu anlatarak efenin onayını da alarak mutfaga gitme girişiminde bulunsamda bu asla onaylanmayan bir davranıştır. Efe kucaklanıp beraberce mutfağa gidilir. Tabii ki beraberce sofraya oturulur ancak önce efecan yedirilir. Soğuyan yemeğimi yerken kendisi benim paçalarımı çekiştirerek kucağa alınma çabaları gösterir. Asla fazla dayanamayan ben, sofrayı yerinde bırakarak ev içi turlamaya devam ederiz. Tamda bu esnada mutlaka dikkatimizi yeni yeni çeken nesnelere rastlarız. Orada durur inceler kendimizden geçeriz. Mutlaka kelimeyi, dili öğrensin diye malzemesinden amacına, adından olayın tamamını anlatır dururum.
Derken akşam giysi dolabının önünde durduk. Kapak tarafımdan açılıp beyfendinin dökme-yıkma eğlencesine, özgüven geliştirmecesine destek oldum(!). Bunu fırsattan bile saymayan efecan bi iki döktükten sonra altaki çekmeceyi ufacıcık parmakları ile açmaya çalıştı. Destek kuvvet ben olayı halletim.... ancaaaaak tekrar kapattı. Veee minik efecan tekrar kenarlardan açmaya çalıştı. Elini kulp üstüne götürdüm ve efecanın çekmesini izledim. İki defa daha ve olayı kaptı. Kendisinin açabildiğine emin olan efe sevinçten elleri çekmecede kendisini çekmece üstüne bıraktı... veeeeee uuuuaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa diye büyük bir çığlık geldi.
Öğrenmenin bedeli bu kadar ağır olmamalıydı ama ben oğluma birşeyler öğretmenin sevinci içindeydim (dikkatsizliğim ev ahalisi tarafından yeterince yerildi zaten, birde bardağın dolu tarafını görün canım...).
Saat: 21:30 oldu iki pış pış ve efe sabah 7:30'a kadar yattı. :) (durun üzülmeyin tabii ki emmek için gece 2 kere uyandı)
Bebişleri uyumayanlara benden naçizane bir öneri...
Diğer yazılar: 25.12.07Yılın adamı ... »
10.12.07Mutluyum, mutlusun, mutlu ... »
29.11.07Her şey vukuat ... »
28.11.07Sallanıyorum ... »
22.11.07Dinamizmin mekanizması gereği... »
14.11.07Öğrenmek bu kadar mı acı verir? ... »
09.11.07Ohoooo neler olmadı ki? ... »
26.09.07Bu ses ne harika ... »
17.09.07Biz devrildik, sıra babada... »
13.09.07Yaşasın özgürlüüüüüük »
05.09.07Heidi gibi göklere uçuyorum »
02.09.07Selam kızlar ;-) »
29.08.07Sonunda uyuyabildim »
26.08.07Ne Oyun Ne Oyuncak ;( Bugün Bana Baba Gerek »
|